Güçlü hücreler - güçlü vücut

Çalışmalar ve etki mekanizması

Yazan 
Çarşamba, 05 Ağustos 2015 10:06
Kalp yetmezliği tedavisinde ubikinol takviyesinin önemi birçok çalışmada gösterilmiştir
Kalp yetmezliği tedavisinde ubikinol takviyesinin önemi birçok çalışmada gösterilmiştir (© drubig-photo, Fotolia)

Amerikalı kardiyoloji uzmanı ve araştırmacı Dr. Peter Langsjoen, kalp yetmezliği olan hastalarda ubikinol takviyesinin başarısını analiz ediyor.


Dünya Sağlık Örgütü (WHO) kalp hastalıklarının dünyanın bir numaralı ölüm nedeni olduğunu belirtmiştir. Sanayileşmiş ülkelerde kalp yetmezliği olan hastaların sayısı her geçen gün daha da artmaktadır. Bu kişilerin kalbi gereken miktarda kanı vücuda daha fazla pompalayamamaya başlar. Halsizlik, nefes darlığı veya yorgunluk yaşamadan hafif düzeyde fiziksel eforları bile sağlama kapasiteleri önemli ölçüde azalır.


ABD Teksas'ta 30 yıldır noninvaziv kardiyoloji alanında çalışan Dr. Peter Langsjoen konjestif kalp yetmezliği alanında uzman. Kendisi 80'li yıllardan itibaren koenzim Q10 ve ubikinolün kalp performansının iyileştirilmesi için klinik kullanımıyla ilgili sonuçları ilk toplayan kişilerden biriydi. Birçok çalışma, ubikinol gibi mikrobesin takviyelerinin bu tür hastaların tedavisine eşlik etme açısından önemli olduğunu düşündürmektedir.


Takviye: faydalı olmanın da ötesinde, temel önem taşıyor
Kalp kası vücudun en fazla ubikinol içeren organıdır. Koenzim Q10 miktarının yaşla birlikte azalmasının yanı sıra hastalıklar, ilaç alımları veya stres nedeniyle kalbin enerji üretimi önemli ölçüde daha da azalır. Kalp yetmezliğine daima kanda koenzim Q10 eksikliğinin de eşlik ettiği görülmüştür; üstelik eksikliğin düzeyi kalp yetmezliğiyle doğru orantılıydı. Enerji eksikliği kalp ritmini etkiler ve zayıflamış olan kalp yetersiz enerji üretmeye başlar.  


Tüm bu çalışmalara dayanarak ubikinol takviyesinin koenzim Q10 takviyesine oranla daha iyi sonuç sağlayacağını onaylamak artık mümkündür. Dr. Langsjoen önce, terminal fazda (sınıf IV NYHA) kalp yetmezliği olan 7 hastadan oluşan bir gruba günde 150 ila 600 mg koenzim Q10 reçeteledi. Ardından günlük takviye 450 ila 900 mg ubikinole yükseltildi. Kan plazma konsantrasyonun koenzim Q10 oranının ortalama değerleri 3 ila 5 kat yükselme ile belirgin şekilde artarken, kalbin ejeksiyon fraksiyonu %22'den %39'a yükseldi. NYHA (New York Kalp Derneği) sınıfı 7 hastadan 5'inde belirgin bir şekilde bir, iki ve hatta üç sınıf birden iyileşme gösterdi. (1)


Sonraki bir çalışmada ise Dr. Langsjoen sınıf II ve III (NYHA sınıflandırmasına göre) hastalara klasik koenzim Q10 yerine ubikinol reçetesi verdi. Uygulanan ubikinol miktarı önceden kullanılan koenzim Q10 oranına göre 50 mg azaltılmış (384 mg yerine 334 mg) olmasına rağmen, kan plazmasındaki koenzim Q10 düzeyi neredeyse iki katına çıktı (2,9 mg/L'den 5,3 mg/L'ye) ve tahmini NYHA 2,5'ten 1,6 'ya geçerek iyiye gitti (2).


Ubikinol ile daha iyi sonuçlar
Ubikinol ile yapılacak bir takviye vücuda zarar vermez ve yan etkisi yoktur. Bu vital madde NYHA kalp yetmezliği sınıflandırmasının tüm sınıflarında reçete edilebilir. Özellikle sınıf III ve IV düzeyindeki ileri derece kalp yetmezliklerinde ubikinol klasik koenzim Q10'dan daha hızlı etki etmektedir. Bunun nedeni ubikinolün organizma tarafından 2 ila 4 kat daha iyi emilmesi ve dolayısıyla biyoyararlanımının daha yüksek olmasıdır. Gerçek anlamda antioksidan aktif yapısı sayesinde ubikinol vücut tarafından emilebilirken, klasik koenzim Q10'un (oksitlenmiş form) vücut tarafından emilebilmesi için ilk önce ubikinole dönüştürülmesi gerekir. Çalışmalar, ubikinol ile kanda belirgin düzeyde daha yüksek koenzim Q10 oranlarına ulaşılabileceğini göstermiştir. Terapötik bir etki için optimal ubikinol dozu 3,5mg/l'nin üzerinde olmalıdır. Bu değerler ileri derece kalp yetmezliği (NYHA III ve IV) olan hastalarda sadece ubikinol uygulaması ile sağlanabilir, çünkü koenzim Q10 bu durumda yeterli değildir.

 

Ubikinolün kardiyovasküler risk faktörleri üzerinde dolaylı olarak başka faydalı etkileri de vardır:


•    LDL kolesterol oksidasyonunda azalma (Mohr 1992)
•    Kolesterol sentezinde azalma (Schmelzer 2009)
•    LDL kolesterolün en aterojen fraksiyonlarında düşüş (Schmelzer 2011)
•    Damarların endotelyal duvarlar ve kan akımı üzerinde olumlu etki (Gao 2012)
•    Tansiyonu düşürme (Rosenfeldt 2005 ve 2007, Langsjoen 2009))
•    Antienflamatuvar etki (Schmelzer 2011)

 

Kaynaklar:

1) Peter H. Langsjoen (2008): Supplemental ubiquinol in patients with advanced congestive heart failure. BioFactors 2008; 32; 119-128.

2) Langsjoen PH, Langsjoen AM. (2010) Supplemental Ubiquinol in congestive heart failure – 3 year experience. 6th International Q10 Conference Brussels. May 27-30 2010. Page 29-30.

Okunma 453 defa
Öğeyi Oyla
(0 oy)