Güçlü hücreler - güçlü vücut

Statin tedavisinde yeni olasılıklar

Yazan 
Çarşamba, 05 Ağustos 2015 10:15
Doktor Jaeger ubikinolü terapötik bir takviye olarak öneriyor
Doktor Jaeger ubikinolü terapötik bir takviye olarak öneriyor

Dr. Beate R. Jaeger iç hastalıkları uzmanı ve laboratuvar klinisyeni olarak çalışıyor. Essen/Mülheim'da çalışan doktorun 20 yıla yakın bir deneyimi bulunuyor. Dr. Jaeger 1993'ten beri hastalarının tedavisinde terapötik takviye olarak koenzim Q10 ve ubikinol kullanımı açısından öncülerden biri oldu ve aynı zamanda, dislipidemi (yağ metabolizmasındaki sorunlar) ve patolojik sonuçlarıyla mücadele eden Alman DGFF (Lipid-Liga) derneğinin de aktif bir üyesi olarak çalışıyor.  Bu dernek yağ metabolizması ve arterioskleroz alanında yetkin ve bağımsız bir oluşum. Aşağıdaki röportajda Dr. Jaeger hastalarının tedavisiyle ilgili deneyimlerini bizimle paylaştı:   


Sayın doktor, her gün hastalarınıza statin tedavileri uyguluyorsunuz. Bu ilaçların tolere edilmesi ve yan etkileriyle ilgili kişisel gözlemleriniz neler?
BJ: Benim görüşüme göre, statinler günümüzde uzun vadede en etkili kolesterol tedavisini oluşturuyor. Sadece Almanya'da bile dört milyondan fazla kişi statin tedavisi alıyor. Fakat aynı zamanda, muayenehanemde daima  bazı hastaların kas rahatsızlıkları ve yorgunluk gibi günlük hayatlarını ciddi şekilde etkileyen yan etkilerden şikayet ettiğini görüyorum. Ayrıca herhangi bir ilaç vermeden önce hastanın genel durumunu muayene etmek ve olabilecek diğer hastalıkları bilmek gerekiyor.


Bu statin alan bazı hastaların yüksek düzeyde risk altında olduğu anlamına mı geliyor?
BJ: Evet. Bazı hastaların örneğin arterioskleroz, koroner hastalıklar, periferik dolaşım bozuklukları, kalp kası güçsüzlüğü, diyabet, kalp krizi öyküsü gibi önceki patolojileri nedeniyle özellikle takibe alınması gerekir. Böyle durumlarda daima kandaki ubikinol (koenzim Q10 total) düzeyini kontrol ediyorum.


Ubikinol (koenzim Q10 total) düzeyi neden önem taşıyor?
BJ: Ubikinol, yağda çözünen vitaminlere benzeyen bir madde. Her hücreye vücudun iyi bir şekilde çalışması için gereken enerjiyi sağlıyor. Örneğin kalp kası kan pompalamak ve kanı vücudun tüm dokularına göndermek için sürekli olarak çok enerji tüketir. Böyle bir durumda ubikinol eksikliği ise patolojiyi ciddi ölçüde kötüleştirebilir.


Organizmanın kaynakları statinlerden ne ölçüde etkileniyor?
BJ: Statinler kolesterolün organizmada sentezlenmesini engeller, ancak birçok aşamadan oluşan bu sentez süreci vücudun ubikinol üretim süreciyle aynı özellikleri taşır. Bu nedenle ubikinolün vücutta doğal yolla sentezlenmesi de frenlenmiş olur. Ancak, vücudun kullanabileceği yeterli miktarda ubikinol olmayınca ilk genel yorgunluk ve güçsüzlük belirtileri de kendini göstermeye başlar. Ubikinol eksikliği ayrıca titreme, kramplar ve ağrılar gibi kas sorunlarının da ortaya çıkmasına neden olabilir. Bu nedenle ubikinolün sadece vücutta üretiliyor olmaması ve besin takviyesi olarak ağızdan da alınabilmesi bir avantaj sağlar.


Bu durumda, statin tedavisi gören hastalar, eksikliği ve bunun sonucunda oluşacak yan etkileri önlemek için ubikinol takviyesi mi almalı?
BJ: Gerçekten de bunların meydana gelme olasılığı var. Bu nedenle koenzim Q10'un vücut için en yüksek biyoyararlanım oranına sahip olan biyolojik aktif formu ubikinol ile takviye alınmasını öneriyorum. Biyokimyasal yapısı nedeniyle ubikinolün organizmada dönüştürülmesine gerek kalmaz. Bu nedenle ubikinol klasik koenzim Q10'a oranla daha iyi emilir ve daha hızlı etki eder. Muayenehanemde günde 100 mg ubikinol alan hastaların %80'den fazlasının bir hafta içinde sağlık durumlarında iyileşmeden bahsettiğini gördüm. Ağır miyopatiler nedeniyle ubikinol tedavisi verdiği ilk 100 hastadan 60'ı, özellikle sportif performansları açısından gözle görülür düzeyde fayda elde etti. Diğerleri arasından 20 hastanın kas ağrıları geçti, 9 kişi durumunda herhangi bir değişiklik hissetmedi ve 1 hasta da ürünü tolere edemediğinden yakındı. Ayrıca 10 kişi daha semptomlarında hafif bir iyileşme olduğunu bildirdi. Bunlar bence son derece ümit vaat eden sonuçlar.


En iyi sonuçları hangi doz sağlayabilir?
BJ: Bu kişiye göre değişir tabii. Normalde günde 100 mg'lik bir dozla iyi sonuçlar elde edebiliyoruz. Ubikinolün maya fermantasyonu yoluyla elde edilen tümüyle doğal bir madde olduğunun altını çizmem gerekir. Bu formdaki bir besin takviyesi yan etkisi olmayan ve güvenli bir tedavi olarak kabul ediliyor.


Gelinen noktada artık bu maddenin statinlerle ilişkili bir kombinasyonu üretilebilir. Neden piyasada böyle bir ürün yok?
BJ: Bunun neredeyse bir formalite sorunu olduğunu söyleyebiliriz. Son 20 yılda yapılan çalışmalarda binlerce hastaya statin tedavisi verilmiş olmasına rağmen, bu çalışmalara hiçbir statin-koenzim Q10 kontrol grubu dahil edilmedi. Diğer bir deyişle elimizde belirli bir çalışmadan gelen resmi karşılaştırmalı değerler yok. Geniş bir bilimsel araştırma tabanı olmadığı sürece, en azından Almanya'da piyasaya herhangi bir kombine preparasyonun çıkmasına izin verilmeyecektir.


Kişisel olarak siz ne öneriyorsunuz?  
BJ: Ben statin alan her hastaya kandaki total koenzim Q10 oranını tahlil ettirmesini öneriyor ve ubikinol alımının potansiyel faydalarına dikkat çekiyorum. Dozaj, tedavi eden doktorun onayı alınarak belirlenmeli ve düzenli aralıklarla kontrol edilmeli. Genellikle istenmeyen yan etkilerden kaçınmak ve riskleri en aza indirmek son derece kolay. Eksik olan tek şey, total koenzim Q10 seviyesiyle olan etkileşimi bilmektir. Eczanelerin da önemli bir rol oynaması gerekiyor: müşterileriyle konuşarak bir statin tedavisinin yan etkileri ile ubikinol eksikliği arasındaki bağlantıyı açıklayabilir ve bu konuda bilinçlenmelerini sağlayabilirler. İlaç sektörü de bu arada harekete geçerek statin tedavisine eşlik edecek hedefli ürünler önermeye başladı.

Okunma 509 defa
Öğeyi Oyla
(0 oy)